Mersin Üniversitesi Hastanesi’nde “Kelebeklerin Renkli Dünyası” Sergisi Yoğun İlgi Gördü

Mersin Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Hüseyinoğlu’nun uzun yıllara dayanan arazi çalışmalarının ürünü olan “Kelebeklerin Renkli Dünyası” sergisi, Mersin Üniversitesi Hastanesi’nde ziyaretçilerle buluştu.

 

Biyoçeşitliliğe dikkat çekmeyi amaçlayan sergi; akademisyenler, öğrenciler, hastane çalışanları ve vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Serginin açılışına Mersin Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yusuf Usta ile Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ünal’ın yanı sıra öğrenciler, hastane çalışanları ve vatandaşlar katıldı.
Sergide, Doç. Dr. Yusuf Hüseyinoğlu’nun uzun yıllar süren arazi çalışmaları sırasında derlediği yüzlerce kelebek ve güve örneği ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Koleksiyon, Türkiye’nin farklı bölgelerinden toplanmış nadir türleri de içerirken, Mersin ve çevresindeki doğal çeşitliliğin zenginliğini ortaya koydu.

Doç. Dr. Yusuf Hüseyinoğlu, sergilenen koleksiyon hakkında bilgi vererek şunları söyledi:

“Buradaki örnekler sadece kelebeklere değil, Lepidoptera takımı dediğimiz pul kanatlılara, yani kelebekler ve güvelere aittir. Pul kanatlıları; kelebekler ve güveler (gündüz ve gece kelebekleri) olarak ikiye ayırıyoruz. Güveler, kelebeklere kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla türe sahiptir. Türkiye'de 400 civarında kelebek türü varsa, gece aktif olan en az 4.000 tür vardır ki bu sayının 7.000-8.000’e ulaşma potansiyeli yüksektir”

Koleksiyonda yer alan türlerin ağırlıklı olarak Mersin’den toplandığını ifade eden Doç. Dr. Hüseyinoğlu, farklı illerden elde edilen örneklerin de sergide yer aldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Hatay’dan tespit ettiğim meşhur ‘Gonepteryx Cleoptra’ Kleopatra türü ve İç Anadolu’dan nadir örnekler buna dahildir. Bir bölgenin faunasını detaylı tespit edebilmek için her ilçe özelinde 3-4 yıl üst üste, farklı mevsimlerde çalışmak gerekir. Örneğin Anamur ve Mut için dörder yıl çalışma yürütülmüştür. Hava durumu çalışmalarımızı doğrudan etkiler; gündüz bulutsuz ve yağmursuz hava gerekirken, gece çalışmaları zifiri karanlık çöktükten sonra başlar ve sabaha karşı 01:00-02:00 saatlerine kadar sürer. Gece çalışmalarında ışık kaynağı oluşturarak mor ötesi ışığa gelen güveleri takip ederiz. Çeşitliliği tespit etmek için farklı habitatlarda, farklı yüksekliklerde ve farklı dönemlerde bulunmak şarttır. Anamur’un kimsenin bilmediği bakir yaylalarına gitmek, oradaki korunmuş çeşitliliği görmek bizi daha çok mutlu ediyor. Farklı yükseklikler farklı bitki örtüsü ve dolayısıyla farklı türler demektir; örneğin sadece 1.900-2.200 metreler arasında yaşayan türlerimiz vardır. Ayrıca ‘Kan Kelebekleri’ (Zyganidae familyası) gibi gececi olup istisnaen gündüz aktif olan ve kırmızı lekeleriyle başka böceklere benzeyen türler de mevcuttur”

Mersin’in kelebek çeşitliliği açısından önemli bir bölge olduğunu belirten Doç. Dr. Hüseyinoğlu, özellikle Sultan Kelebeği ile kentin dikkat çektiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu türü fotoğraflamak için Türkiye’nin her yerinden insanlar gelir; bu da "kelebek turizmi" açısından değerlidir. Sultan kelebeği Mersin üzerinden Avrupa’ya göç ederken, akrabası olan "Kral Kelebeği" Kanada-Meksika arasında 4.000 kilometre yol kat eder. Ayrıca Mersin’e özgü isimler alan türlerimiz de vardır: Mut-Karaman arasındaki geçitten adını alan ‘Sertavul Çokgözlüsü’ (Polyomatus sertavulensis) ve doğrudan şehri temsil eden "Mersina" (Hipparchia mersina) Mersin kızılmeleği gibi”

Sergide yer alan koleksiyonun yaklaşık 30 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yusuf Hüseyinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sergi, 1997 yılından beri toplanan örneklerin bir ürünüdür. Şu an burada yaklaşık 150 tür bulunmaktadır ki bu rakam, Türkiye’deki toplam tür sayısının (yaklaşık 400 tür) üçte birinden fazlasına denk gelmektedir. Mersin’in bu zenginliği, deniz seviyesinden 2.000 metreye kadar çıkan coğrafyasından kaynaklanır. Her 200 metrede bir iklim ve bitki örtüsü değişir. Fındıkpınarı’nın yukarısındaki 1.800 metrelik Durnaz mevkii gibi alanlar muhteşem yaşam alanlarıdır. Sadece Çamlıyayla’da yapılan tek bir çalışmada 192 güve türü tespit edilmiştir. Erdemli, Mezitli, Anamur ve Mut gibi tüm ilçelerimiz ekoturizm açısından ciddi bir potansiyele ve keşfedilmeyi bekleyen yeni kayıtlara sahiptir”

 

© 2024 Mersin Üniversitesi Hastanesi. Tüm hakları saklıdır.

Logo

Hastane Sanal Asistan

Size nasıl yardımcı olabilirim?